Hipofiz bezi hastalıkları nelerdir? Hipofiz bezi hastalıkları ile ilgili bu belirtilere dikkat!

Kendisi fındık büyüklüğünde olan hipofiz bezinin tesiri, küçüklüğünün aksine oldukça büyüktür. Gelişme hormonu, prolaktin hormonu, tirotropin gibi birçok hormonun salgılanmasının yanı sıra kan basıncının düzenlemesi, vücutta su dengesini sağlaması gibi onlarca görevi bulunmaktadır. Vücudun “orkestra şefi” de denilen hipofiz bezinde görülen tümörler pek çok rahatsızlığa neden olmaktadır. Bu yüzden emareler dikkate alınmalı ve tümör büyümeden müdahale edilmelidir. Memorial Ankara Hastanesi Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Kısmı’nden Prof. Dr. İsmail Hakkı Tekkök hipofiz bezi, tümörleri ve tedavisi hakkında informasyon verdi.

HORMONLARI YÖNETİYOR

Hipofiz bezi, beynin altında “Türk eğeri” diye de malum (Sella Tursika) ortalama bir santimetreküplük bir kemik çukurunun içinde bulunan fındık büyüklüğünde bir salgı bezidir. Hipofiz bezi büyüklüğüyle karşılaştırma edilmeyecek kadar mühim işler icra eden bir bezdir. Vücuttaki salgı bezlerinin derhal hepsinde etkilidir. Ne kadar büyüyeceğimizi atama eden gelişme hormonunu, hanımlarda bebeğin emzirilmesi için lüzumlu süt salgısını sağlayacak prolaktin hormonunu, doğum esnasında rahmin kasılmasını düzenleyen oksitosini ve de vücuttaki su ve tuz dengesini elde eden vazopressini salgılamaktadır. Ek olarak böbrek üstü bezi, tiroit ve yumurtalık gibi organlara ne kadar ve ne vakit salgı yapmaları gerektiği sinyalini yollayan bir orkestra şefidir.

BU BELİRTLERE DİKKAT!

Hipofiz bezinden meydana gelen tümörlerin çok büyük bir kısmı iyi huylu, kısaca yavaş büyüyen ve uzaktaki organlara atlamayan tümörlerdir. Bunlara “hipofiz adenomu” denir. Gene de bulundukları yer eleştiri bir bölge olduğundan davranışları daima fena huylu olamayabilir. Cinsel iktidarsızlıktan, yorgunluğa, alına yayılan baş ağrısından görme yitirilmesine, kontrolsüz kıl çoğalmasından aşırı su içme ve aşırı idrara çıkmaya kadar pek çok emarelere neden olur. Hipofiz bezinin derhal üstünde ve yanlarında görme ve göz hareketleri ile ilgili sinirler olduğundan sadece belli bir büyüklüğe eriştikten sonrasında görme kaybı riski de söz mevzusu olur.

AŞIRI BÜYÜME HORMONU SALGILANMASI İÇ ORGANLARI TEHDİT EDEBİLİR

Gelişme hormonunun tümör sebebiyle aşırı salgılanması buluğ çağından ilkin kişinin devleşmesine neden olurken, buluğ çağını geçmiş hastalarda aşırı salınan gelişme hormonu çenenin, el ve ayakların ve daha önemlisi iç organların bilhassa de kalbin büyümesine neden olarak hastanın sağlığını tehdit eder. Akromegali doğrusu uçların büyümesi olarak malum bu durumda hastanın şeker metabolizması da etkileneceği için şeker hastalığına olan eğilim artar.

AŞIRI PROLAKTİN HORMONU ADET DÜZENSİZLİĞİ VE CİNSEL İSTEKSİZLİĞE YOL AÇIYOR

Aşırı prolaktin salgılayan hipofiz tümörleri, hanımlarda adet düzensizliğine, durup dururken ya da sıkmakla göğüs uçlarından süt gelmesine neden olabileceği gibi hem adam hem de hanımda cinsel isteksizlik ve erkekte iktidarsızlığa neden olabilir. Erkeklerde empotans ve cinsel isteksizlik sadece geç dönemlerde görüldüğünden adam hastalar çoğunlukla tümör belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonrasında görme şikayetiyle doktora başvurur.

CUSHING HASTALIĞI ORTAYA ÇIKABİLİR

Böbrek üstü bezinin salgılama işlevini denetim eden ACTH adlı hipofiz hormonu aşırı salındığında; yüzde genişleme ve kızarma, aşırı kilo alımı ve bilhassa gövdede yağ birikimi, ensede kalınlaşma, ciltte aşırı kıllanma ve sivilcelenme, kemiklerde kırılganlık, hipertansiyon gibi bulgularla ortaya çıkan ve durumu ilk tanım eden beyin cerrahının ismine atfen Cushing hastalığı diye malum ciddi bir tablo ortaya çıkmaktadır.

TEŞHİS İÇİN HİPOFİZ HORMONLARI TAKİP EDİLİYOR

Teşhis için genel ve sinir sistemine yönelik muayene sonrasında direkt röntgen, sonrasında da bilgisayarlı beyin tomografisi ve manyetik rezonans ile daha detaylı araştırma yapılır. Hipofiz hormonlarının kandaki düzeyine bakılarak seviyenin artıp artmadığı denetim edilir.

EN ETKİLİ YÖNTEM CERRAHİ TEDAVİ

Hipofiz tümörlerinde en etkili tedavi yöntemi cerrahi tedavidir. Cerrahide de çoğu zaman Mısırlıların mumyalama öncesi kafa içi muhtevayı boşaltmak için kullandıkları yol kısaca transsfenoidal cerrahi denilen yöntem tercih edilmektedir. Bu tip ameliyatta hususi bir açıcı ile her iki burun delikleri arasındaki kıkırdak ve kemik arasından girilerek kafa tabanına ulaşılmakta ve tümör dokusu çıkarılmaktadır. Bu ameliyat, ameliyat mikroskobu, endoskop, röntgen görüntü denetim aleti ve hatta nöronavigasyon ile yapılmaktadır. Bu ameliyatın pozitif yanları, beyin dokusu ile direk temasın olmaması dolayısıyla iyileşmenin inanılmaz kısa sürede olmasıdır. Ortalama 1 saat devam eden operasyondan sonrasında kafa tabanı onarılıp burun delikleri içine tamponlar yerleştirilmektedir. Hasta ameliyattan 8 saat sonrasında yemeğini yiyebilir hale gelebilmekte ve 3. gün tamponları çıkarıldıktan sonrasında taburcu edilmektedir.

Öteki bir cerrahi yöntem, kafatasının açılması ile tümöre ulaşılmasıdır ki bu genel anlamda tümör görme sinirini yada derhal onun tarafındaki şah damarını sarmışsa başvurulan bir yöntemdir. Tamamı çıkarılamamış ya da ilaçla denetim edilemeyen hipofiz tümörlerine ışın tedavisi gerekebilir. Hipofiz adenomları tekrarlayabilir. Bu durumda tekrardan cerrahi, ışın tedavisi ve ya ilaç tedavisi denenebilir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen adınızı yazın